Ya buz gibi bir sessizlik ya da korkunç bir kavga… Kadın erkek ilişkilerinde dengeyi tutturmak da oldukça zordur!
Birbirine deli gibi aşık olan insanların bile zaman zaman fikir ayrılığına düşmelerinden ya da birbirlerine zaman zaman katlanamamalarından daha doğal ne olabilir ki?
Kaliteli tartışmanın püf noktaları
Tartışılan konuyu kişileştirmeyin. Onun hoşlanmadığınız davranışlarından konuşuyor olsanız bile genel bir konuda konuşuyormuş gibi davranın. Ses tonunuzun, bakışlarınızın ve jestlerinizin düşmanca olmamasına özen gösterin. Yaklaşımınız daima objektif olsun.
Özel konuları arkadaşlarınızın yanında konuşmak üstelik de onları hakem yerine koymak gibi bir hataya düşmeyin. Ancak ortada konuşulan genel bir konu varsa ve herkes bu sohbete katılıyorsa siz de fikrinizi söyleyin.
Tartışma sırasında herhangi bir sözüne ya da hareketine sinirlenseniz dahi ona sakın hemen cevap vermeyin. Aksi halde kendinizi hiç söylemek istemediğiniz şeyleri söylerken bulursunuz. Derin bir nefes alın ve 10 saniye düşünün, gerçekten vermek istediğiniz cevabı kafanızda toplayın ve ondan sonra konuşun.
Her zaman genel konularda konuşmayı tercih edin çünkü bu hem kısırdöngüye girmekten ve karşılıklı suçlamalardan kurtaracak, hem de bilgileri paylaşmanızı ve ilgi duyduğunuz alanlarda birbirinizi geliştirmenizi sağlayacaktır.
Nerede durmanız gerektiğini bilin. Tartışmaktan kaçmak elbette yanlış. Ama bazı durumlar vardır ki sıcağı sıcağına tartışmak yerine zaman geçmesini beklemek ya da tartışmayı kesmek en iyisidir. Onun üzerine gitmeyin ve onun da sizin üstünüze gelmesine izin vermeyin.
Birbirinizi dengelemeyi bilin
Onun daha gergin olduğu durumlarda sizin daha sakin, sizin sinirli olduğunuz durumlarda da onun daha ılımlı olması tartışmanın büyümesini engelleyecektir.
Alaycı tavırlar, küçümseyen bakışlar ve iğneli sözler daima olumsuz etki bırakır ve her şeyi berbat etmekten başka bir işe yaramaz. Tartışma boyunca ciddi, iletişime açık ve anlayışlı olun. Rahatsızlıklarınızı ve görüşlerinizi net bir biçimde ifade edin.
Tartışma bittiyse gerçekten bitsin. İşi uzatmayın ve hiçbir fikir mücadelesinin sonunda gerginlik çıkarmayın.
Tartışılan konuyu kişileştirmeyin. Onun hoşlanmadığınız davranışlarından konuşuyor olsanız bile genel bir konuda konuşuyormuş gibi davranın. Ses tonunuzun, bakışlarınızın ve jestlerinizin düşmanca olmamasına özen gösterin. Yaklaşımınız daima objektif olsun.
Onun daha gergin olduğu durumlarda sizin daha sakin, sizin sinirli olduğunuz durumlarda da onun daha ılımlı olması tartışmanın büyümesini engelleyecektir.
Günlerce, gecelerce hep onu düşünmüştüm.O ise beni sadece bir iş arkadaşı olarak görüyordu.Hatta bir seferinde,kız arkadaşıyla kavga etmiş ve bana cep telefonunu uzatarak, onu aramamı ve ikna etmemi rica etti. Göz yaşlarımı içime akıtarak, kıza telefon açıp barışması için ikna etmeye çalıştım. Sanki tanrı dualarımı duymuştu. Kız hiçbir şekilde barışmaya yanaşmıyordu.
Ben üstüme düşeni fazlasıyla yapmıştım.Aradan birkaç hafta geçmişti.Haldun olanları unutup, eski neşesine kavuşmuştu. Bir akşam saat 22:00 sularında cep telefonuma bir mesaj geldi. Mesajın sahibi Haldun’du. Mesaj şöyleydi; “Yarın bana son kez yardım etmeni istiyorum.
Hayatımın aşkını buldum. Ne olur benimle evlenmesi için onu ikna et.” Bu mesaj beni beynimden vurmuştu.Gün ışıyana kadar yanağımdan süzülen yaşlar, yastığımda acı ve unutulması mümkün olmayan bir iz bırakmıştı. İşe giderken ayaklarım beni geri geri ¤¤¤ürüyor, yol bitmesin diye sürekli dua ediyordum.
Hayatımda ilk ve son kez aşık olmuştum ve bu aşkı ben kendi ellerimle yok edecektim. Mesaime yarım saat geç gittim. İçeri girer girmez Haldun, bu günün hayatındaki en mutlu gün olduğunu ispatlar gibi neşeli ve bir çocuk gibi heyecanlı yanıma geldi. Ben ise yenilgiyi çoktan kabullenmiştim. Ama sevdiğimin mutluluğu beni teselli ediyordu.
Haldun, “iyi günler” dedikten sonra hemen konuya girdi; “Yeşim, senin hakkını nasıl ödeyeceğim bilmiyorum. Ama inan çok yüce bir olaya vesile oluyorsun.” Elindeki telefon numarasını bana uzattı. Bu numarayı arayıp, karşı tarafa; “Haldun seni hayatını paylaşacak kadar çok seviyor.
Lütfen onu kırma ve evlilik teklifini kabul et. İnan seni şimdiye kadar kimseyi sevmediği kadar çok seviyor” dememi istedi. Sonra da masama; ”
Bu emeğinin karşılığı değil ama” diyerek küçük bir hediye paketi bıraktı. Masamdaki iş telefonunu alıp elimdeki telefon numarasını çevirmeye başladığımda, Haldun parmaklarımdaki titremeyi görecek diye çok endişelendim. Telefon çalmaya başlamıştı. Birden masamdaki kutudan love story müziğini duydum. Telefon halen kulağımdaydı. Bir yandan da kutuyu açmaya çalışıyordum. Kutuyu açtığımda bir cep telefonu gördüm.
Telefonu aldım ve açtım. Haldun bir hamle ile masamdaki iş telefonunu kulağımdan aldı. Ben ise gayri ihtiyari cep telefonunu kulağıma ¤¤¤ürmüştüm. Haldun, şimdiye kadar duymayı her şeyden çok istediğim, bir kerecik duyduğumda ölmeyi bile kabul edeceğim o cümleleri söylemeye başladı. Ben ise göz yaşlarımı tutamadım ve boynuna sarıldım.
Hoşlandığınız kişiyle bir süredir görüşüyorsunuz ve artık bu ilişkinin adını koyma konusunda bir karar almanız gerekiyor. İşte onun güvenilir bir erkek olup olmadığını gösteren önemli işaretler.
izafet.Com - İlişkiye başlamadan sorgulamanız gereken 3 şey
Ciddi bir ilişkiye başlamadan bunları bilmelisiniz…
Hepimizin deneyimleri ve hayatı birbirinden çok farklı olsa da aslında bütün ilişkiler temelde aynı aşamalardan geçerler, örneğin bir noktada, (genellikle dördüncü buluşmanızda) artık ilişkinizin ciddileşip ciddileşmeyeceğine dair bir karar almanız gerekir. Bu kararı bir an önce vermeniz ileride yaşayabileceğiniz bir hayal kırıklığını önlemenizi sağlayabilir.
All the Good Ones Aren’t Taken (Bütün İyi Erkekler Kapılmadı) adlı kitabı yazarı olan Debbie Magids bu konuda şunları söylüyor “Her şey soruyu nasıl sorduğunuza ve onun cevaplarında ne aradığınıza bağlı.” Siz de tavsiyemize uyun ve yürümeyecek bir ilişkiye başlamayın. İşte onunla mutlu olacağınıza dair bazı işaretleri.
1- Mesleği hakkında neler hissediyor?
Bir erkeğin kariyerine karşı tutumu, hayatının ileride nasıl olacağının göstergesidir. Kariyerine bağlı bir erkek hayatını doğru bir şekilde planlar ve yaşar. Ona, “Yaptığın işi seviyor musun?” diye sorarak bu konudaki düşüncelerini öğrenebilirsiniz. Ancak bu bir işkolikle yaşamanız gerektiği anlamına da gelmiyor elbette!
Eğer işini seviyor ama en romantik anlarda bile bundan bahsediyorsa ona gönül rahatlığı ile veda edebilirsiniz. Ya da siz bir metropolde yaşamayı isterken, o ekolojik tarım yapılacak bir çiftlik kurmak istiyorsa yine dikkatli olmanızda fayda var.
2- Son ilişkisi nasıldı?
Garip bir konu olmasına rağmen, bir erkeğin sizden önceki ilişkisi hakkında öğreneceğiniz şeyler işinize yarayabilir. Yaşadıklarını ona açıkça sormak yerine, “Çok karizmatiksin. Bir kız nasıl seni bırakabilir anlamıyorum” benzeri esprili sorular yönelterek size açılmasını sağlayabilirsiniz.
Olgun bir erkek önceki kız arkadaşlarının birkaç iyi özelliğinden bahseder ve sonra kısaca ilişkisinin neden bittiğini anlatır. Eğer sinirlenip, eski kız arkadaşları hakkında atıp tutmaya başlıyorsa, karşınızdaki erkeğin sabırsız, anlayışsız ve agresif biri olduğunu düşünebilirsiniz.
3- Borçlarına sadık mı?
Öncelikle borçlanmak her zaman için kötü bir şey değildir. İnsanlar yatırım amaçlı borçlanabilir ve sonra da borçlarını rahatlıkla ödeyebilirler. Dikkat etmeniz gereken nokta, ne tür şeyler için borçlandığı. Mesela bir erkek, borçları varken ihtiyacı olmadığı halde kocaman bir plazma televizyon ve son model bir motosiklet almayı planlıyorsa ondan uzak durmanızı öneririz.
Debbie Magids, “Bir erkeğin parasını nasıl kullandığı karakterinin aynasıdır” diyor. Erkek arkadaşınızın bu konudaki fikirlerini öğrenmek istiyorsanız, ekonomi hakkında konuşmaya başlayabilirsiniz. Daha sonra kendi borçlarınızı nasıl ödediğinize dair bir yorum yaparak, onun da kendisi hakkında konuşmasını sağlayabilirsiniz. Ancak yanlış bazı kararlar aldıysa ve sözünde durup borçlarını ödemeye çalışıyorsa ona bir şans daha verebileceğinizi hatırlatalım.
Düşük yapıyorum. Gebelik testim pozitif olabilir mi?
Evet. Düşük yapıyor olmanıza rağmen, gebeliğe bağlı hormonlar bir süre kan düzeylerini koruyacağı için gebelik testiniz pozitif olabilir. Bir süre sonra, testin negatifleşmesi gerekir. Eğer uzun bir süre geçmesine rağmen testiniz hala ppozitif geliyorsa doktorunuza başvurun. Mol gebelik diye adlandırılan bir hastalık olabilir. Bu amaçla tedavi ve takiplerinizin yapılması gerekir.
Tekrarlayan düşüklerin tedavisi nedir?
Tekrarlayan düşüklerin tedavisi nedene bağlıdır. Rahimdeki anormalliklerin tedavisi için cerrahi tedavi gerekebilir. Bu işlemler histeroskopik ve laparoskopik olarak yapılabilir. Progesteron eksikliğine bağlı düşüklerin tedavisinde progesteron hormonu verilerek başarılı sonuçlar alınabilir. Bağışıklık sistemine bağlı düşüklerin tedavisi daha zordur. Annenin bebeğe ve plasentaya (bebeğin eşine) ait dokulara karşı gösterdiği anormal cevap sonucu düşükler gerçekleşir. Bebeğe ve plasentaya ait proteinlere karşı annede geliştirilen antikorlar kan yolu ile bebeğe ulaşır ve zarar verir. Normal gebeliklerde, mevcut olan bloke edici faktörler bunu engeller. Immuno terapi ile amaçlanan annede, gelişen bebeği koruyabilmek için gereken bağışıklık sistemi cevabının oluşturulmasıdır.
Tekrarlayan düşüklerin tedavisi nedene bağlıdır. Rahimdeki anormalliklerin tedavisi için cerrahi tedavi gerekebilir. Bu işlemler histeroskopik ve laparoskopik olarak yapılabilir. Progesteron eksikliğine bağlı düşüklerin tedavisinde progesteron hormonu verilerek başarılı sonuçlar alınabilir. Bağışıklık sistemine bağlı düşüklerin tedavisi daha zordur. Annenin bebeğe ve plasentaya (bebeğin eşine) ait dokulara karşı gösterdiği anormal cevap sonucu düşükler gerçekleşir. Bebeğe ve plasentaya ait proteinlere karşı annede geliştirilen antikorlar kan yolu ile bebeğe ulaşır ve zarar verir. Normal gebeliklerde, mevcut olan bloke edici faktörler bunu engeller. Immuno terapi ile amaçlanan annede, gelişen bebeği koruyabilmek için gereken bağışıklık sistemi cevabının oluşturulmasıdır.
Artık Materyal
Artık materyal ise, düşük sonrası veya kürtaj sonrası uterus içinde plasenta ve gebeliğe ait diğer bazı parçaların kalmasına verilen isimdir. Kanamalara sebebiyet vererek hastanın hekime başvurmasına neden olabilir. Kanamayı durdurmak ve enfeksiyonu önlemek için genellikle kürtaj uygulanması tercih edilir. 6-7 haftadan büyük gebeliklerde düşük sonrası içeride parça kalma olasılığı yüksek olduğundan şüpheli hastalarda kürtaj yapılarak parça kalmadığından emin olunması gerekir.
Tam Düşük: Bu durumda gebeliğe ait dokuların hepsi kanama ve rahim kasılmaları ile birlikte vücut dışına atılır. Rahim içinde gebeliğe ait hiçbir doku kalmaz. Özellikle 4-5 haftalık çok erken gebeliklerde rahim içindeki doku hacmi az olduğundan rahim kasılmaları ile gebelik materyali tam olarak dışarı atılabilir. Tanı vajinal ultrasonografide rahim içi boşluğunda doku görülmemesi ile konur. Çoğu kez bir müdahaleye gerek kalmaz fakat bazı doktorlar kürtaj yaparak, içeride parça kalmadığından emin olmayı tercih edebilirler.
Boş Gebelik: Halk arasında “su gebeliği” veya “boş kese” olarak da adlandırılan bu durum, yapılan ultrasonda gebelik haftasına göre embriyo görülmesi gerekirken, embriyonun görülememesi durumudur. Kişi kan veya idrar testi yaptırdığında gebelik testleri pozitif olmasına rağmen rahim içinde sağlıklı bir gebelik bulunmamaktadır. Embriyo gebeliğin erken aşamasında ölmüş, eriyerek görülmez hale gelmiş ya da baştan beri hiç gelişmemiştir.
Anembriyonik Gebelik: Embriyonun abdominal (karından yapılan) ultrasonografide yaklaşık 6 haftalıkken, vajinal ultrasonografide ise yaklaşık 5.5 haftalıkken görülememesi durumunda anembriyonik gebelik düşünülür. Anembriyonik gebelik tanısının kesin olduğu durumlarda tıbbi tahliye uygulanmalıdır. Şüphede kalınan durumlarda ikişer gün aralıklarla tercihan vajinal ultrasonografide gebelik kesesinin büyümesi izlenebilir ve/veya beta HCG değerlerinin normal artıp artmadığı araştırılabilir. Gebelik kesesinin büyümemesi, küçülmesi veya gerekenden yavaş büyümesi durumunda yine anembriyonik gebelik tanısı konarak gebelik sonlandırılmalıdır.
Fark Edilmemiş Düşük: Bebeğin rahim içinde ölmesine rağmen rahim kasılmalarının olmaması nedeni ile düşük tam olarak gerçekleşemez ve uzun süre geçmesine rağmen durum fark edilemeyebilir. Bu tanı en sık ultrasonda, son adet tarihine göre olması gereken embriyo gelişiminin en az iki hafta geri kaldığı ölmüş embriyo görüldüğünde konur. Fetusun uzun süre atılmadan rahim içinde ölü kalması anne adayının hayatını tehdit edebilecek kan pıhtılaşması problemlerine neden olabileceğinden son derece önemli bir durumdur.
İsteğe Bağlı Düşük: Herhangi bir komplikasyon olmamasına karşın anne ve baba adayının kendi rızası ile gebeliğin sonlandırılmasıdır. İsteğe bağlı düşükler halk arasında genellikle “kürtaj” olarak ifade edilmektedir. Hâlbuki kürtaj kelime anlamı olarak rahim içinin temizlenmesi ile ilgili tüm işlemleri kapsamaktadır. Türkiye’de bu işlemin yasal sınırı 10. gebelik haftasıdır.
Kimyasal Gebelik: Anne adayının hormon düzeyi belli bir seviyeye ulaştığında gebelik kesesi, alttan yapılan “vajinal ultrasonografi” ile görülebilir. Karından yapılan ultrasonlarda ise gebeliğin görülmesi daha geç olacaktır ve bunun için kanda gebelik testi (Beta HCG) değerinin 5000 IU/ml değerlerine yükselmesi gereklidir. Vajinal veya karından (abdominal) ultrasonlar ile rahim içinde bir gebeliğin görülmesi durumuna “klinik gebelik” adı verilir.
Bunun yanında herhangi bir nedenle gebelik canlılığını yitirdiğinde, bazen adet kanamasında gecikme olmadan ya da 1-2 günlük gecikme sonrası kanama ile gebelik sonlanır. Böyle bir durumda biyokimyasal gebelikten söz edilir. Yani gebelik kanda yapılan incelemeler ile saptanmış ancak klinik olarak saptanabilecek aşamaya gelemeden sonlanmıştır. Bunun sebebi ise bebeğin oluşum aşamasında oluşan bir takım hatalardır.
Tekrarlayan Düşükler: Arka arkaya 3 ya da daha fazla sayıda gebeliğin kendiliğinden düşük ile sonuçlanmasına tekrarlayan düşük ya da habitüel abortus adı verilir. Çiftlerin yaklaşık %2’sinde bu sorun vardır. İlk gebeliği düşükle sonlanan kadınların en büyük korkularından biri, bir daha hiç çocuğunun olmayacağı ya da sonraki gebeliklerinin de düşükle sonuçlanacağıdır. Fakat bu doğru değildir. Tekrarlayan düşük sebepleri şunlar olabilir: Rahimde çift göz olması olarak bilinen durum ya da rahim ağzının gereğinden fazla açık olması, hormonal bozukluklar, kromozomsal bozukluklar, bağışıklık sistemi hastalıkları, enfeksiyonlar, çevresel faktörler.
Kriminal Düşük: Abortusun enfeksiyon ile komplike olmasıdır. En sık görülme nedenleri; yasal olmayan şekilde, özellikle ileri gebelik safhalarında uygunsuz cisimlerle ve steril olmayan ortamlarda bebeği düşürmek için yapılan girişimlerdir. Anne ölümlerinin önde gelen nedenlerinden biridir.
Dileriz ki, bebek bekleyen tüm anne adayları bu riskler karşı karşıya kalmaz ve dilediği gibi bebeğini kucağına alır
Ülkemizde gebeliklerin yüzde 15-40′ı düşükle sonlanırken, istenen bir bebeğin kaybedilmesi anne adaylarını da derinden yaralıyor.
Çeşitli sebeplerden kaynaklanan düşüklere karşı, modern tıbbın sunduğu ileri tedaviler kullanılarak sağlıklı bir bebeğe sahip olma hayali gerçeğe dönüşebilir. Bir gebeliğin düşükle sonlanması, başlayan bir hayat için son, fakat sonraki gebeliklerde alınacak önlemler için bir başlangıç olacaktır.
Düşük 20.gebelik haftasından önce sonlanan gebeliktir. Bebek ağırlığı bu dönemde çoğunlukla 500 gramın altındadır. Üreme hayatında bir kadın ard arda iki ve daha fazla düşük yaparsa buna tekrarlayan düşük denir. Hamileliğin en sık komplikasyonu düşüktür. Bir çok kadın çok erken dönemde düşük yaptığından düşüğü ağır bir adet kanaması zannederek fark edemeyebilir. Gebeliklerin %20’si düşükle sonlanır. Çiftlerin %5′inde iki, %2’sinde üç tekrarlayan düşük görülür.
TEKRARLAYAN DÜŞÜK NEDENLERİ NELERDİR?
Bir çok nedeni vardır. Kimi zaman neden saptanamaz. En yaygın düşük nedeni fetusun gelişimindeki anormalliktir. Çalışmalar düşüklerin yarısından fazlasının kromozon (genetik) anomalilerine bağlı olduğunu göstermiştir. Bunun yanında bir çok çevresel ve anne-babaya bağlı faktörlerde rol oynamaktadır. Rahimdeki anomaliler, myomlar, yapışıklıklar, rahim ağzı yetmezliği, hormonal nedenler, enfeksiyonlar ve bağışıklık sistemindeki bozukluklar tekrarlayan düşüklere neden olur.
DÜŞÜK NEDENLERİ
Çiftlerin her ikiside bazı genetik hastalıklar taşıyıcısı ise düşüğe neden olabilir. Bu hastalıklar çiftlerde taşıyıcı özellikte olduğu için hiç bir bulgu vermeyebilir. Fakat hem anne hemde babadan gelen hastalıklı genler bebeğin tamamen hasta olmasına neden olur ve yaşamını zora sokabilir. Kesin bir bilgi olmamakla birlikte bir çok besinin yetersizliğinde düşük olabileceği rapor edilmiştir. Folik asid (sebzede bol miktarda bulunur) eksikliğinin bebekte anomalilere neden olduğu ve düşükle sonuçlandığı genel olarak kabul edilmektedir. Bir çok kadın stres, ruhsal sıkıntı ve aşırı fizik aktivitenin düşüğe neden olduğunu düşünebilir. Fakat bunlar çoğunlukla düşük nedeni değildir. Düşükten ötürü kendinizi suçlamak doğru olmaz.
Tekrarlayan düşük (habitüel abortus); arka arkaya iki veya daha fazla düşük yapılmasıdır. Düşük tehdidi (abortus imminens); günlerce bazen haftalarca süren vajinal kanama ve beraberinde kasık ağrısı ve kramplar olan klinik tablo. Kaçınılamaz düşük (abortus insipiens); bebeğe ait zarların yırtıldığı, kanama ve bebeğe ait parçaların açılan rahim ağzından dışarı çıkdığı durumdur. Düşük kaçınılmazdır. Komplet olmayan (yarım) düşük (inkomplet abortus); gebeliğin bir kısmı dışarı atılmıştır. Geriye kalan kısmının temizlenmesi ve kanamanın durdurulması için küretaj gerekir. Farkına varılmamış düşük (missed abortus); fetusun (bebeğin) yaşamı sonlandığı halde hiç bir bulgu vermez ve anne tarafından bu durum geç fark edilir.
Sal
27
Bebek Battaniyesi Nasıl Yapılır ? Anlatım ve Modeli
27 Eki 2009, 12:10 | MeNeKŞe | henüz yorum yok
122 tane sıkı olmayan zincir çekiyoruz,
1. sıra 5 zincir çekerek 1. kutuyu yap. 2 zincir çekip 2. zincir adayarak kutuları yap. Sırası ile 15 kutu + 4 trabzan +25 kutu + 4 trabzan + 15 kutu.
2. sıra 14 kutu + 14 trabzan ( kutunun trabzanından 1 + kutu içinden 3 + sonraki kutu trabzanından 1+2. sıradaki 4 trabzan + 5 trabzan) + 23 kutu + 14 trabzan + 14 kutu.
3. sıra 13 kutu +18 trabzan + 21 kutu +18 trabzan +13 kutu
4. sıra 12 kutu +11 trabzan + 1 kutu + 11 trabzan +19 kutu +11 trabzan +1 kutu + 11 trabzan + 12 kutu.
5. sıra 11 kutu + 9 trabzan + 2 kutu + 5. sıradaki kutunun içinden 7 trabzan çıkart ve 1. trabzana bağlayarak üstü açık top oluştur + 2 kutu + 9 trabzan + 17 kutu + 9 trabzan + 2 kutu + 1 top + 2 kutu + 9 trabzan +11 kutu
6. sıra 10 kutu + 9 trabzan + 7 kutu + 9 trabzan + 15 kutu + 9 trabzan + 7 kutu + 9 trabzan + 10 kutu.
7. sıra 9 kutu + 9 trabzan + 2 kutu + 1 top + 1 kutu + 1 top + 1 kutu +1 top + 2 kutu + 9 trabzan +13 kutu + 9 trabzan + 2 kutu + 1 top + 1 kutu + 1 top + 1 kutu +1 top + 2 kutu + 9 trabzan + 9 kutu
8. sıra 8 kutu + 9 trabzan +11 kutu + 9 trabzan + 11 kutu + 9 trabzan +11 kutu + 9 trabzan + 8 kutu
9. sıra 7 kutu + 9 trabzan + 2 kutu + aralarında 1 er kutu olan 5 top + 2 kutu + 9 trabzan + 9 kutu + 9 trabzan + 2 kutu + aralarında 1 er kutu olan 5 top + 2 kutu + 9 trabzan + 7 kutu
10. sıra 6 kutu + 9 trabzan + 14 kutu + 9 trabzan + 7 kutu + 9 trabzan + 14 kutu + 9 trabzan + 6 kutu
11. sıra 5 kutu + 9 trabzan + 2 kutu + aralarında 1 er kutu olan 7 top + 2 kutu + 9 trabzan + 5 kutu + 9 trabzan + 2 kutu + aralarında 1 er kutu olan 7 top + 2 kutu + 9 trabzan + 5 kutu Devamında sırası ile 10
9
8
7
6
5
4
3
2 . sıraları uygulayalım. 1. sırayı uygularken orta 4 trabzanın yanlarındaki 2 şer kutuyu birleştirerek 1 uzun kutu oluşturalım. Aynı sıralamayı 3 kere tekrarlayalım. Toplam 4 baklava sırası olacak.
Kenar motifi
4 zincir çek dön
1. sıra 3 zincir çek 1 trabzan yap dibine bat + 2 zincir çek + 2 trabzanı aynı yere bat + 3 zincir çek 1. zincire bat ve 2 seferde çıkart.
2. sıra 6 zincir çek + 2 zincirlik arada 2 trabzan -2 zincir - 2 trabzan yap + 2 trabzanın üstüne 2 trabzan yap.
3. sıra 4 trabzan + 2 trabzan boşluğa -2 zincir -2 trabzan + 3 zincir çek 6 zincirin 3 üncüsüne bat ve 2 seferde çık.
Aynı işlemi toplam 6 sıra 12 trabzan - 2 zincir 2 trabzan elde edene kadar devam ettikten sonra tekrar birinci sıradan başlayalım.
Battaniyemizin ebatları yaklaşık 80 cm x 95 cm oldu için kenar motifimizi 37 dilim uzunluğunda örmemiz gerekiyor.
Kenar motif topları 5 zincir çekip halka oluşturalım. İçinden 12 trabzan yaptıktan sonra bir sonraki sırada 1 atlayarak sık iğne yapalım. 3. sırada ise tam ortadan 1 sık iğne yapalım ve yine sık iğne ile ekleyelim. Toplam 37 top hazırlamamız gerekiyor.
Yazının kaynağı: Bravo Dergisi
Örgüye yeni başlayanların bile kolaylıkla örebileceği bir model . İpçilerde gramla satılan iplerden ;
ip için 100 gr yeterli oluyor .
7-8 numara şişe 165-170 ilmek atıyorsunuz. Sürekli haroşa örülüyorsunuz .( Haroşa sürekli aynı şekilde örmek.Sürekli düz ya da sürekli ters örmeniz gerekiyor.) Örmeye başlar başlamaz yanlardan 1 er 1 er kesiyorsunuz. Sonlara doğru 2 şer -3 er kesip üçgen şeklinde bitiriyorsunuz . Kenarlarına püskül takıyorsunuz. Püsküllerinizin aynı uzunlukta olması için istediğiniz uzunlukta bir kitaba ipinizi dolayıp kesin . Mutlaka deneyin pişman olmayacaksınız .

Malzemeler: 6 numara şiş
7 numara dairesel şiş
naylon ağırlıklı fazla kalın olmayan uygun ip.
Yapılışı:
ARKA
6 numara şişe 72 ilmek ile başlayın.2 sıra düz örün.Sonraki 4 sıra boyunca düz tarafı düz ters tarafı ters örün.Bu 4 sırayı tamamladıktan sonra
1.sıra (düz sıra): Düz örün başta ve sonda 1′er ilmek kesin.
Sonraki her 6. sırada (2 defa) ve ondan sonrada her 4.sırada (3 defa) sıra başında ve sonunda 1′er ilmek kesin.Elimizde 60 ilmek kalmış olacak.2
5cm kadar yine normal örmeye devam edin
son ördüğünüz sıra ters olacak.
Düz sırada: Düz örülecek sıra başında ve sonunda 1′er ilmek arttırılacak.Sonra her 6. sırada (5 defa) sıra başında ve sonunda 1′er ilmek arttırılacak.(72 ilmek olacak)
Parça boyu 35 cm olana kadar normal örülecek.
Kol Şekli:
Sonraki iki sıranın başlangıcında 4′er ilmek kesilecek.Sonraki her sıranın sonunda 1′er ilmek kesilecek (6 defa 52 ilmek kalacak).Kol oyuntusu 20 cm olana kadar normal düz örülür.Yalnız bu parça bitirilmeden başka bir şişe alınarak yada geniş bir çengelli iğneye ilmekler geçirilerek bekletilecek.
ÖN
Kol oyuntusu 12
5 cm olana kadar arka parça gibi çalışılacak (elimizde 52 ilmek olacak ve 12
5 cm tamamlanırken son örülen sıra ters sıra olacak)
Boyun Şekli:
Düz sırada: 19 ilmek düz örülür
ortadaki 14 ilmek diğer ip yumağı ile kapatılır ve sıra sonuna kadar düz örülür.Her iki omuz ayrı yumaklarla ve aynı anda örülürken
boyun tarafında her 3 sırada 3 defa 1′er ilmek kesilir (16 ilmek kalacak).Yine kol oyuntusu 20 cm olana kadar düz örülür ve ilmekler kapatılmaz.
BİTİRME
Arka parça ve ön parça omuzları
3 şiş ile birleştirilerek kapatılır.(3 şiş ile birleştirme tekniğini aşağıya ekledim)
Boyun bandı: Bluzun ön tarafı size bakacak şekilde dairesel şişe arka parçada açıkta kalan ilmekleri alın ve boyun çevresinden
(arkadan aldığınız ilmeklerle birlikte toplam 64 ilmek olacak) ilmek almaya devam edin.6
5 cm oluncaya kadar 1 ters
1 düz örün ve kapatın.
Kol bandı: Yine bluzun ön yüzü size bakacak şekilde
dairesel şiş ile kol çevresinden 70 ilmek alın.Kesinlikle parçayı birleştirmeden 2 sıra düz örün ve ters sıra ile kesip bitirin.Bu işlemi diğer kola da uygulayın.VE bluzun yanlarını dikerek tamamlayın.

Model parca parca örülüyor kıllı ipe patik ipi karıstırıp 5 nolu şişle örülecek.20 den başlayıp 40 kadar cıkarıyoruz her sırada artacak 40 dan sonra 20 ye hersırda büzürek azaltıyoruz 3 tane aynı renk parca
daha sonra diger parcada 1 koyu 2 acık 1 koyu
3.parcada 1 koyu 1acık 1koyu 1acık
5 parcadan olusucak. Yan yana dikerek birleştirilecek. 3 tane koyu 2 tane acık kıllı ip 2 tane koyu 1 acık patiklik ip gerekiyor.
