<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bayanlar Mekanı &#187; Genel Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.esinlen.com/category/cinsel-yasam/genel-saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.esinlen.com</link>
	<description>Kadınca Konular Moda Cinsellik Hamilelik Bebek Bakımı Örgü Dantel...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jun 2010 12:21:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Bikini İçin Dümdüz Karın</title>
		<link>http://www.esinlen.com/bikini-icin-dumduz-karin.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/bikini-icin-dumduz-karin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 12:18:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bikini]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=3087</guid>
		<description><![CDATA[Bikinileri giymeye çok az kala, düz bir karna sahip olmak hepimizin hayalidir. Yediklerimizde bazı şeylere dikkat edip, karna yönelik spor ve egzersizleri yaparak bu hayalimizi gerçekleştirmemiz çok kolay! Bikini mevsiminde sıkı bir karın için yememiz ve yapmamız gerekenler burada… Biz de sizlere düz bir karın için ne yemeli, ne yememeli, ne yapmalı, nasıl yapmalı; hepsini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bikinileri giymeye çok az kala, düz bir karna sahip olmak hepimizin hayalidir. Yediklerimizde bazı şeylere dikkat edip, karna yönelik spor ve egzersizleri yaparak bu hayalimizi gerçekleştirmemiz çok kolay! Bikini mevsiminde sıkı bir karın için yememiz ve yapmamız gerekenler burada…  Biz de sizlere düz bir karın için ne yemeli, ne yememeli, ne yapmalı, nasıl yapmalı; hepsini araştırdık. Bunları uygulayıp ardından spor eğitmeni Alper Taşçı’nın alt, üst ve yan karın egzersizlerini uygularsanız sımsıkı bir karna sahip olabilirsiniz.  Ne yemeli?  Et, balık, yumurta gibi hayvansal proteinlerden mutlaka almak gerekir. Ayrıca tam tahıllı gıdalara da önem verin. Lahana, havuç, turp, pırasa gibi sebzeler ve kuru meyveler de sıkı bir karnı destekleyen yiyeceklerdir. Bol su içme her anlamda sağlıklı olduğu gibi burada da uygulanması gereken bir alışkanlıktır.  Ne yememeli?  Kızartmadan kesinlikle uzak durulması gerekiyor. Süt, yoğurt, beyaz peynir gibi süt ürünlerini de sınırlamak faydalı olacaktır. Ayrıca beyaz ekmek, kuru sebze, hamur, pasta, pirinç gibi besinlerden de mümkün olduğunca almamak gerekir. Gaz yapmaması açısından ise gazlı içecekler ve sakız, kaçınılması gereken gıdalardandır.  Doğru nefes çok önemli  Doğru nefes alıp vermek düz bir karın için en temel şeydir. Doğru nefes alıp verdiğimizde karnımız sıkılaşır, sindirimimiz kolaylaşır ve gaz şişkinliğinin en büyük nedenlerinden olan stres vücudumuzdan atılır.  Karnınızı sıkılaştıracak bir nefes egzersizi için  Sırtüstü yere uzanın ve bacaklarınızı katlayın. Karnınızın ve göğsünüzün üstüne birer kitap koyun. Her iki elinizi de bu kitapların üstüne koyun. 7-10 saniye süresince burundan nefes alın ve nefesinizi karnınıza doldurun. Ciğerlerinizde ve karnınızda bu havayı 10 saniye boyunca tutun. Daha sonra yavaşça ağızdan nefes vererek tüm havayı ciğerlerinizden ve ardından karnınızdan boşalttığınızı hissedin. Nefes vermeniz biterken karnınızı yapabildiğiniz kadar çukur yapın ve ardından vücudunuzu bırakarak rahatlayın.  Spor neden önemli?  Spor ve egzersiz karın için çok önemli. Çünkü spor yağ ve kalori yakmaya yardımcı olurken, sindirim organlarına da masaj etkisi sağlıyor. Ayrıca unutulmaması gereken diğer bir mesele, karındaki gaz şişkinliğinin en önemli sebeplerinden birinin de stres ve üzüntü olduğudur. Bu nedenle spor yapmak mutluluk hormonu salgılamaya da yardımcı olduğundan karındaki şişliği indirger.  Hangi sporları yapmalı?  Temel olarak en az 40 dakikalık yürüyüş, bisiklet, yüzme ve koşu şarttır. Ardından yapılacak karın egzersizleri de ekstra olacaktır. Ayrıca yumuşak sporlar; yani pilates, yoga, stretching (esneme), dans, su jimnastiği gibi spor dalları da karın için çok etkilidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/bikini-icin-dumduz-karin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grip mi? Soğuk Algınlığı mı?</title>
		<link>http://www.esinlen.com/grip-mi-soguk-alginligi-mi.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/grip-mi-soguk-alginligi-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 11:16:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk algınlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=2877</guid>
		<description><![CDATA[Girp ve soğuk algınlığı birbirine çok benzer hastalıklardır. Özellikle şu kış günlerinde soğuk algınlığı olan yada grip olanların sayısı büyük oranda artmıştır. Peki siz grip mi oldunuz yoksa soğuk algınlığı mı? Grip ve soğuk algınlığı farklı hastalıklar olmalarına rağmen çok sık karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ve grip arasındaki en önemli fark, görece hafif seyreden soğuk algınlığında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Girp ve soğuk algınlığı birbirine çok benzer hastalıklardır. Özellikle şu kış günlerinde soğuk algınlığı olan yada grip olanların sayısı büyük oranda artmıştır. Peki siz grip mi oldunuz yoksa soğuk algınlığı mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Grip ve soğuk algınlığı farklı hastalıklar olmalarına rağmen çok sık karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ve grip arasındaki en önemli fark, görece hafif seyreden <span class="st_tag internal_tag">soğuk algınlığı</span>nda yüksek ateş ve genel durum bozukluğunun görülmemesi, buna karşın, gripte yüksek ateş, genel durum bozukluğu ve tabloya ikincil bakteriyel enfeksiyonların eklenebilmesidir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğazda yanma hissi ve öksürük ile başlayan soğuk algınlığı, destekleyici tedavi ile genellikle birkaç gün içinde iyileşir. Grip ve <span class="st_tag internal_tag">soğuk algınlığı</span>nın nasıl ayırt edilmesi gerektiği ve tedavi seçenekleri konularındaki sorularımızı Alman hastanesi Kulak Burun Boğaz uzmanlarından Op. Dr. Yalçın Varnalı yanıtladı.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1707" title="grip" src="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/01/grip1.jpg" alt="" width="287" height="238" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Grip nedir?</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grip, influenza adı verilen bir virus tarafından meydana getirilen, 39° C ve üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır. Tabloya boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma, gözlerde akma ve kanlanma gibi belirtiler de eklenebilir. Bazı vakalarda karın ağrısı, bulantı, kusma görülebilir. Belirtiler yaklaşık bir hafta içinde kaybolmasına rağmen, halsizlik 2 hafta daha sürebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Kişi kendisinde grip mi yoksa soğuk algınlığı mı olduğunu nasıl anlar?</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bilinen yerel bir salgında, baş gösteren bulgulardan hareketle, grip tanısı koymak kolaydır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Grip bulguları:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">• Hızla başlayan ateş veya titreme,<br />
• Öksürük,<br />
• Kas ağrıları,<br />
• Baş ağrısı,<br />
• Boğaz ağrısı,<br />
• Burun tıkanıklığı/akıntısı,<br />
• Yorgunluk/halsizlik ve kırgınlık</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Soğuk algınlığı bulguları:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">• Burun tıkanıklığı/akıntısı,<br />
• Boğazda dolgunluk hissi ve ağrı<br />
• Kuru öksürük<br />
• Halsizlik</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Grip nasıl bulaşır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grip, öksürük veya hapşırma yolu ile yayılan virüs yüklü su damlacıkları ile taşınan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Vücuda giren virüs partikülleri alt ve üst solunum yollarına yerleşerek hızla çoğalır. Kuluçka devresi 1-3 gündür. Bu devrede enfekte olmuş insanlar bilmeden başkalarına virüsü bulaştırabilirler. Enfeksiyondan 1-2 gün sonra, viral çoğalmanın en hızlı olduğu dönemde aniden ateş/titreme, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık veya öksürük gibi yakınmalar ortaya çıkar. Enfekte kişi bulguların ortaya çıkmasından sonra 4-6 gün daha virüsü yaymaya devam edebilir. Solunum yollarında çoğalan virüs bütün vücudu etkileyerek orta kulak, iskelet kası, kalp, karaciğer, kan ve merkezi sinir sistemine ulaşabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kimler risk altındadır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçmesine rağmen, özellikle çocuklarda, yaşlılarda, vücut direncini düşüren kalp hastalığı, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyrederek ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara yol açabilir. Bu grupta bulunan hastalara “yüksek risk grubundaki kişiler” denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gribin komplikasyonları nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grip potansiyel olarak ölümcül komplikasyonlara neden olabilir. Tipik komplikasyonlar arasında tüm solunum yollarının (burun, sinüsler, boğaz, orta kulak ve akciğerler) ikincil enfeksiyonları sayılabilir. Özellikle zatürre (pnömoni), sıklıkla gribal enfeksiyonla ilişkilendirilir ve griple bağlantılı ölümlerin en sık görülen nedenidir. Diğer ciddi komplikasyonlar arasında bronşit, sinüzit, orta kulak iltihabı, astım alevlenmeleri ve kronik tıkayıcı akciğer hastalıkları bulunur. Ayrıca, kasları, kalbi ve beyini etkileyen ciddi sorunlar da ortaya çıkabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gribi önlemek mümkün müdür?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grip ve <span class="st_tag internal_tag">soğuk algınlığı</span>ndan korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmek önem taşır. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve sigaradan uzak durmak bağışıklık sisteminin güçlü kalmasında önemlidir. Bol sıvı alımı, C vitamini ve çinko gibi antioksidanlardan ve minerallerden zengin olan meyve sularını tüketmek korunmada önemlidir. Ayrıca, öksüren ve hapşıran kişilerden uzak durmak ve sık sık elleri yıkamak da etkili yöntemlerdir.Grip günümüzde aşı ile önlenebilen bir hastalıktır. Gelişmiş ülkeler grip aşısını genellikle programlarına almış ve vatandaşlarına ücretsiz olarak sunmaktadır. Ülkemizde grip aşısı rutin olarak yapılmamaktadır, ancak aşı özellikle risk altındaki gruplara önerilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çocuklar gribe karşı aşılanabilir mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grip aşısı 6 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklara yarım doz, 3 yaş üstüne ise tam doz olarak uygulanır. 8 yaş altındaki çocuklara ilk kez uygulanacağı zaman bir ay ara ile iki doz şeklinde yapılması önerilmektedir. Takip eden senelerde tek doz uygulanması yeterlidir. 8 yaşından büyük çocuklara ve erişkinlere ise tek doz şeklinde yapılması önerilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Grip aşısı güvenli midir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grip aşısı inaktif (ölü) bir aşıdır, bu nedenle aşıya bağlı grip gelişme riski yoktur. Ancak, aşı tavuk yumurtasında hazırlandığından, yumurta alerjisi olanlara, aşının içeriğine alerjisi bulunanlara, Guillain-Barré Sendromu adı verilen nörolojik bir hastalığı olanlara ve 6 aydan küçük bebeklere uygulanmamalıdır. Ateşli bir hastalık geçirmekte olanların, aşıyı hastalıkları düzelene kadar ertelemesi önerilmektedir.<br />
Aşıya bağlı olarak, aşı yapılan bölgede ağrı, kızarıklık ya da şişme, kas ağrıları, kırgınlık hissi ve hafif ateş gibi yan etkiler görülebilir.<br />
Aşının tam teşekküllü sağlık merkezlerinde veya hekim kontrolünde yapılması önerilir. Grip aşısı +2 ila +8 derece arasında buzdolabında saklanmalı ve kesinlikle dondurulmamalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grip aşısının uygulanması için en uygun zamanlar Eylül-Ekim-Kasım aylarıdır. Ancak salgınlar Mart-Nisan aylarına kadar devam edebildiği için hastalığı geçirmedikçe ve aşı bulunabildiği sürece Ocak-Şubat ayları ve sonrasında da aşı uygulanabilmektedir. Grip aşısından sonra kesin koruyuculuğun başlaması için en az 10-14 günlük bir süre gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Her yıl grip aşısı olunmalı mıdır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gribe neden olan çok sayıda virüs türü olduğu için, tamamen koruyucu olan çok etkili bir aşı henüz geliştirilememiştir. Sürekli yeni grip virüsleri meydana geldiği için her sene en yaygın olması beklenen virüs tipleri için aşı geliştirilir. Bu nedenle aşının koruyuculuğu en fazla %80′e ulaşır ve bulaştığı takdirde hastalığın daha hafif geçirilmesini sağlar. Sonuç olarak, grip aşısının her yıl yenilenmesi önerilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Halkı bilinçlendirmek adına bu aşıyı ücretsiz olarak sağlık kuruluşlarından temin etmek mümkün müdür, nasıl?<br />
Grip aşısı ülkemizde aşı takviminde bulunmadığından, sağlık kuruluşlarından ücretsiz olarak temin edilmesi mümkün değildir. Aşı uygulamasının önerildiği risk grupları şu şekilde sıralanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>1) Gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka aşılanması önerilenler:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">• 65 yaşından yaşlılar<br />
• Şeker hastaları<br />
• Astım hastaları<br />
• Kronik akciğer hastaları<br />
• Kronik kalp ve damar sistemi hastaları<br />
• Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler  (kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları)<br />
• Huzurevi, bakımevi vb ortamlarda yaşayanlar</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>2) İkincil risk grupları: 1. risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar ve;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">• 50-64 yaş arası kişiler<br />
• Huzur evleri ve diğer bakım kuruluşlarında kalan ve kronik tıbbi rahatsızlığı bulunanlar<br />
• Astım dahil akciğer ve kalp damar sistemine ait kronik hastalığı bulunanlar<br />
• Sağlık personeli<br />
• Yukarıda belirtilen risk grupları ile aynı ortamda yaşayanlar<br />
• Huzurevi, bakımevi ve benzeri yerlerde çalışan personel</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>3) Özel gruplar:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">• Hamileler (4 aylıktan itibaren)<br />
• HIV ile enfekte kişiler<br />
• Sık seyahat edenler<br />
•Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyen kişiler (iş adamları, üretimde çalışanlar, sporcular vb)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/grip-mi-soguk-alginligi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme kanserini bastıran enzim bulundu</title>
		<link>http://www.esinlen.com/meme-kanserini-bastiran-enzim-bulundu.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/meme-kanserini-bastiran-enzim-bulundu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 12:18:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni etiket ekle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=2869</guid>
		<description><![CDATA[Nature Cell Biology dergisinde yayımlanan makalede, CHIP enziminin, kansere yol açan proteinlerin sayısını azaltarak, hastalığın yayılmasını önleyebildiği belirtildi. Bilim adamları, farelere, biri CHIP enzimi taşıyan, diğeriyse taşımayan iki çeşit insan meme kanseri hücresi zerk ettiler. Araştırma sonunda, CHIP enzimli hücrelerin bulunduğu farelerdeki tümörün, enzimin bulunmadığı farelere oranla çok daha küçük olduğu belirlendi. Araştırmayı yapanlardan Junn [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nature Cell Biology dergisinde yayımlanan makalede, CHIP enziminin, kansere yol açan proteinlerin sayısını azaltarak, hastalığın yayılmasını önleyebildiği belirtildi.</p>
<p>Bilim adamları, farelere, biri CHIP enzimi taşıyan, diğeriyse taşımayan iki çeşit insan meme kanseri hücresi zerk ettiler.<br />
<img class="alignright size-full wp-image-218" style="border-width: 0pt;" title="article_meme_kanseri" src="http://www.kadinlarkulubu.com/portal/wp-content/uploads/2009/02/article_meme_kanseri.jpg" alt="article_meme_kanseri" width="283" height="387" /><br />
Araştırma sonunda, CHIP enzimli hücrelerin bulunduğu farelerdeki tümörün, enzimin bulunmadığı farelere oranla çok daha küçük olduğu belirlendi.</p>
<p>Araştırmayı yapanlardan Junn Yanagisawa, “Vardığımız sonuç, CHIP proteininin meme tümörünün büyümesini ve metastazı önlediğidir” dedi.</p>
<p>Meme kanseri tedavisinde, tümördeki CHIP proteini seviyesini ölçmenin, tedavi açısında önemli bir bilgi sağlayacağını belirten Yanagisawa, “Dahası, CHIP proteini seviyesini ve faaliyetini artıran yeni bir tedavi yöntemi bulunabilir” dedi.</p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em>Meme kanseri, akciğer kanserinden sonra en yaygın kanser türü.</em></span></h4>
<p>Kaynak : AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/meme-kanserini-bastiran-enzim-bulundu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diri Gögüslere Sahip Olun</title>
		<link>http://www.esinlen.com/diri-goguslere-sahip-olun.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/diri-goguslere-sahip-olun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 21:34:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=2675</guid>
		<description><![CDATA[Biz kadınlar tabiiki güzel, diri gözüken göğüslere sagip olmak isteriz. Sanıldığının aksine diri göğüslere sahip olmak için küçük bir servet harcamamiza gerek yok, işte size birkaç basit öneri&#8230; Peelingle cildinizi pürüzsüzleştirin Yumuşak etkili bir vücut peelingi cildi pürüzsüzleştiriyor. Peelingin ardından göğüs dekolteniz pembe ve canlı bir görünüme kavuşuyor. Peeling kremini göğüs dekoltenize yayın ve yumuşak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;"><img src="http://ivillage.mynet.com/images/ivillage/guzellik-ve-stil1/gogus.jpg" border="0" alt="" align="left" />Biz kadınlar tabiiki güzel, diri gözüken göğüslere sagip olmak isteriz. Sanıldığının aksine diri göğüslere sahip olmak için küçük bir servet harcamamiza gerek yok, işte size birkaç basit öneri&#8230;</p>
<p><strong>Peelingle cildinizi pürüzsüzleştirin</strong><br />
Yumuşak etkili bir vücut peelingi cildi pürüzsüzleştiriyor.<br />
Peelingin ardından göğüs dekolteniz pembe ve canlı bir görünüme kavuşuyor. Peeling kremini göğüs dekoltenize yayın ve yumuşak bir yüz fırçasıyla hafif masaj yaparak yedirin. Böylece yumuşak bir dokusu olan bu bölgenen yıpranmasını önlersiniz. Ardından ıslak ve yumuşak bir bezle peeling kalıntılarını temizleyin.</p>
<p><strong>Soğuk duş ile kan dolaşımınızı hızlandırın</strong><br />
Göğüsleriniz ister küçük, isterse büyük olsun, önemli olan canlı görünmeleri. Diri göğüslere sahip olabilmek için, düzenli olarak soğuk su ile basınçlı duş yapın. Soğuk su ile yapılan masaj, dokuları sıkılaştırmaya, üst derinin elastikiyetini artırmaya ve zamansız gevşemesini önlemeye yardımcı oluyor. Sabahları duş telefonunun yardımıyla iki üç kez dairesel hareketler yaparak soğuk suyu göğüslerinizin üzerinde gezdirin. Ardından da güzelce kremleyin. Bu kremlerin içeriğindeki maddeler, bağ dokusunun sıkılaşmasını ve elastikiyetini güçlendiriyor.</p>
<p><strong>Ampuller bağ dokusunu sıkılaştırıyor</strong><br />
Ampuller, özellikle stres, hamilelik, solaryum gibi nedenlerden dolayı yıpranan göğüslerde etkili oluyor. Bu ürünler, içindeki konsantre maddeleri ile göğsün bağ dokusunu sıkılaştırıyor.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/diri-goguslere-sahip-olun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orgazm Nedir ? Bayanlarda Orgazm.</title>
		<link>http://www.esinlen.com/orgazm-nedir-bayanlarda-orgazm.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/orgazm-nedir-bayanlarda-orgazm.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 09:37:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=1700</guid>
		<description><![CDATA[Kadında Orgazm Cinsel uyarılma ve takip eden orgazm, Masters ve Johnson un 1966 da gönüllü bireylerde yaptıkları orijinal çalışmada hem erkekler, hem de kadınlarda ayrıntılı olarak incelenmiştir ve dahası, bu orijinal çalışmayı günümüze kadar daha ayrıntılı olan bir çalışma takip etmemiştir. Cinsel uyarılma ve orgazm ile ilgili bilgilerimizin tümüne yakınını bu iki bilim adamının çalışmasından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800080;"><strong>Kadında Orgazm<br />
</strong>Cinsel uyarılma ve takip eden orgazm, Masters ve Johnson un 1966 da gönüllü bireylerde yaptıkları orijinal çalışmada hem erkekler, hem de kadınlarda ayrıntılı olarak incelenmiştir ve dahası, bu orijinal çalışmayı günümüze kadar daha ayrıntılı olan bir çalışma takip etmemiştir. Cinsel uyarılma ve orgazm ile ilgili bilgilerimizin tümüne yakınını bu iki bilim adamının çalışmasından edindiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Orgazm nedir?</strong></p>
<p>Orgazm olgusunu tarif etmek zordur. Orgazm, çeşitli cinsel uyaranlarla beynin uyarılması ile başlayan ve uyaranların etkisiyle kişide hem bedensel hem de ruhsal olarak algılanan bir &#8220;histir&#8221;.</p>
<p>Orgazm oluşumu için en önemli uyaran dokunsal olanlar olmasına karşın (cinsel ilişki ve kendi kendini tatmin dokunsal uyaran türleridir) sadece görsel veya işitsel uyaranlarla orgazm olunması da özellikle kadınlarda imkan dahilindedir.</p>
<p><strong>Orgazmın işlevi nedir?<br />
</strong><br />
Orgazm oluşumu için cinsel uyaranlarla cinsel birleşmeye hazırlanan beden ve ruh ikilisi, kendi kendini tatminle veya cinsel ilişkiyle kişinin haz almasını sağlamaktadır.</p>
<p>Erkekte orgazm ***** kanallarının açılarak *****in dışarı boşalmasını sağlar ve bu nedenle orgazm erkeğin üreme işlevlerinin çok önemli bir parçasını oluşturur.</p>
<p>Bilimsel olarak gebelik oluşması için kadının orgazm olmasının şart olduğu şeklinde bir bilgi yer almamakla beraber son veriler orgazm esnasında oluşan rahim kasılmalarının *****lerin Fallop tüplerine daha kolay geçtiğini göstermektedir.</p>
<p><strong>Orgazma giden yolda kadın cinselliğinin evreleri </strong></p>
<p>Masters ve Johnson yaptıkları çalışmalarda kadında cinsel uyarılmayla başlayan ve orgazm ile sonuçlanan sürecin dört ayrı evreye bölünebileceğini saptamışlardır. Gerek normal cinsel işlevlerin anlaşılması, gerekse cinsel işlev bozukluklarının sınırlarının çizilebilmesi açısından bu evreleme kendini tanımak isteyen bir kadının olduğu kadar, konuyla ilgilenen diğer kişilerin de faydalanabileceği net bilgiler içermektedir.</p>
<p>Bu evrelemeye göre kadın cinsel ilişki esnasında aşağıdaki evrelerden geçer </span></p>
<ul>
<li><span style="color: #800080;">Uyarılma Evresi</span></li>
<li><span style="color: #800080;">Plato Evresi</span></li>
<li><span style="color: #800080;">Orgazm Evresi</span></li>
<li><span style="color: #800080;">Çözülme Evresi</span></li>
</ul>
<p><span style="color: #800080;">Bu evreler kadında ve erkekte oldukça benzerdir. Her bir evrenin devam etme süresi kadından kadına bariz değişiklikler gösterebilir ve birbirini ardı ardına takip eden bu evrelerden biri yaşanmadan diğerine geçiş olamayacağı kabul edilir.</p>
<p><img src="http://www.kadinhastaliklarivedogum.com/cinsellik/images/orgazm1.jpg" border="0" alt="" />Bu evre cinsellik dürtüsünün kişide cinselliği yaşama ihtiyacı ortaya çıkarmasıyla başlar. Kişide hayali veya gerçek uyaranlar cinsellik arzusunu ortaya çıkarmıştır. Kadın fiziksel (partneri veya kendisi tarafından direkt uyarılma) veya psikolojik (görsel, düşsel ve benzeri uyaranlarla uyarılma) olarak uyarıldığında ortaya çıkan cinsellik yaşama arzusuyla başlayan evredir.</p>
<p>Cinsellik arzusu ortaya çıktığında eğer bu arzu engellenmezse tüm bedende cinselliğe hazırlık için değişiklikler başlar. Kadının vajinal salgıları cinsel uyaranın başlamasıyla saniyeler içinde belirgin olarak artar, vajina girişindeki Bartholin salgı bezleri faaliyete geçer. Klitoris ve dudaklarda büyüme ve şişme, göğüs bölgesinde ve memelerde kızarma meydana gelir. Vajina uzar ve genişler, dış dudaklar birbirinden uzaklaşır, rahim yükselir.</p>
<p>Genital sistemdeki bu değişikliklerin genel amacı kadının bedensel olarak cinsel ilişkiye hazırlanmasını sağlamaktır.</p>
<p>Kadında bu evrede kalp atışları hızlanır ve solunum sayısı artar, kan basıncı yükselir. Vücuttaki kas grupları kasılmaya başlar. Memeler ve meme uçları da büyüyerek daha belirgin hale gelir. Bazı kadınlarda yüzde, boyunda ve göğüste kızarmalar meydana gelir.</p>
<p>Erkekte uyarılma evresi penisin ereksiyonu (sertleşmesi) şeklinde gerçekleşir.</p>
<p>Uyarılma evresinin temel amacı kadının bedensel olarak cinsel ilişkiye hazırlanmasını sağlamaktır. Genital bölgedeki bu değişikliklerin tümü bölgede kan akımının belirgin bir şekilde artması sonucunda ortaya çıkar.</p>
<p><img src="http://www.kadinhastaliklarivedogum.com/cinsellik/images/orgazm2.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Bu evrede cinsel gerginlik ve erotik duygular yoğunlaşır. Cilt değişiklikleri daha belirgin hale gelir, memeler ve meme uçları daha fazla dikleşir. Dudaklar da daha çok şişerek koyu kırmızı bir renk alırlar. Vajinanın alt 1/3 lük kısmı şişip kalınlaşarak &#8220;orgazmik platform&#8221; adlı yapıyı meydana getirir. Rahim tümüyle yukarı çıkmıştır. Vajinanın üst kısmında genişleme ve uzama meydana gelir</p>
<p>Yeterli uyaran olduğunda bu dönem orgazmla son bulur.</p>
<p>Erkekte plato evresinde penisten berrak ve kaygan bir sıvı gelir. Bu sıvının içinde az sayıda canlı ***** bulunabileceğinden kadının erkek boşalmadan bile (&#8220;geri çekme&#8221; yönteminde olduğun gibi) gebe kalması imkan dahilindedir.</p>
<p>Plato evresi cinsel ilişkinin en aktif dönemlerinden biridir ve uyarılmayla başlayan cinsellik dürtüsü ve takip eden cinsellik dışavurumu (kendi kendini tatmin veya cinsel ilişki) bu evrenin sonunda orgazmla sonuçlanır.</p>
<p>Plato evresinin dıştan gözlenebilen en önemli özelliği orgazm evresine yaklaşıldıkça bir önceki evrede büyümüş olan klitorisin küçülme eğilimi göstermesidir. Plato evresinin sonlarına gelindiğinde klitoris orijinal boyutunun yarısına kadar küçülebilir. Bu küçülme, orgazmın yaklaştığını gösteren önemli bulgulardan biridir. Bu evrenin süresi kadından kadına, hatta bazen aynı kadında bir cinsel eylemden diğerine belirgin değişiklikler gösterebilir.<br />
<img src="http://www.kadinhastaliklarivedogum.com/cinsellik/images/orgazm3.jpg" border="0" alt="" /><br />
Orgazm evresi, önceki evrelerde &#8220;artmış olan gerginliğin boşaltılması&#8221; şeklinde tarif edilebilir. Orgazm esnasında vajina, perine, anüs ve orgazmik platformda yer alan kaslardan kaslarda istemsiz ve şiddetli kasılmalar ortaya çıkar. Bu kasılmalar ortalama 0.8 er saniyelik aralıklarla ortaya çıkarlar ve toplam dört saniye kadar kısa sürebilecekleri gibi, 15 saniye kadar uzun da sürebilirler. Kasılmalara vajinanın daha da genişleyerek boyunun uzaması eşlik eder ve nihayet rahimde de kasılmalar ortaya çıkar. Rahim kasılmaları bazı kadınlar tarafından belirgin şekilde hissedilirler.</p>
<p>Yukarıda bahsedilen kasılmalar kadının orgazm hissi yaşamasını sağlar.</p>
<p>Orgazm oluştuğunda cilt kızarıklığı en üst seviyeye ulaşır. Kadının yüz kasları da kasılır ve acı çekiyormuş gibi bir görünüm arz edebilir.</p>
<p>Orgazm esnasında kadın vücudu adeta &#8220;kaskatı kesilir&#8221;. Kalp hızı, solunum hızı ve kan basıncı yüksek seyretmeye devam ederler. Kadınların çoğu bu aşamada bel bölgesinde, &#8220;beyinlerinde&#8221; ve genital bölgelerinde değişik bir karıncalanma hissinden bahsetmişlerdir. </span></p>
<ul>
<li><span style="color: #800080;"><strong>Refrakter peryod </strong>
<p>Orgazm sonrası erkeklerde oluşan refrakter periyod (cinsel uyaranlara kayıtsız kalınan, yani yeni bir cinsel ilişkiye başlamanın mümkün olmadığı dönem) genç erkeklerde bir kaç dakika sürerken, daha ileri yaşlarda birkaç saate kadar çıkabilir. Bu süre bireyler arası belirgin farklılıklar gösterebilir.</p>
<p>Kadınlarda genellikle refrakter peryod yoktur veya çok kısadır ve kadınlar ardı ardına defalarca orgazm olabilirler.</span></li>
</ul>
<p><span style="color: #800080;">Kadınların yalızca az kısmı vajinal yolla orgazm olabilir. Birçok kadında, orgazma ulaşmak için direkt klitoris uyarısı gereklidir.<br />
<img src="http://www.kadinhastaliklarivedogum.com/cinsellik/images/orgazm4.jpg" border="0" alt="" /><br />
Orgazmla birlikte uyarılma evresinde biriken tüm gerginlik kaybolur. Kişi beyinden orgazm esnasında salgılanan endorfinlerin (&#8220;mutluluk hormonları&#8221;) etkisiyle gevşer ve kendini iyi hisseder. Takiben uyarılma evresinde ortaya çıkan değişikliklerin tümü &#8220;çözülerek&#8221; geri döner. Tüm bu geri dönüş süreci 5-10 dakika sürer. Çözülme evresinde tüm değişiklikler geri döner. Kadınların çoğunda orgazm sonrası klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı hale gelir</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/orgazm-nedir-bayanlarda-orgazm.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adet Kanaması Sırasında Cinsel İlişkiye Girilirmi ?</title>
		<link>http://www.esinlen.com/adet-kanamasi-sirasinda-cinsel-iliskiye-girilirmi.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/adet-kanamasi-sirasinda-cinsel-iliskiye-girilirmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 09:35:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=1698</guid>
		<description><![CDATA[Bunun cevabı için adet kanamasının ne olduğunu bilmek gerekir.Adet kanaması kadın rahmi içindeki bir dokunun kanayarak dokulmesidir.Bu doku gebelik sırasında bebeğin yapıştığı ve beslenmesi için gerekli koşulları sağlayan özel bir yapıdır.İşte bu doku gebelik oluşmadığı her ay bir dahaki yumurtlamaya yeniden hazırlanması için üstteki tabakasını kanayarak doker ve alttan yeni doku oluşmaya başlar. Adet kanamasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800080;"><span style="font-family: Arial;">Bunun cevabı için adet kanamasının ne olduğunu bilmek gerekir.Adet kanaması kadın rahmi içindeki bir dokunun kanayarak dokulmesidir.Bu doku gebelik sırasında bebeğin yapıştığı ve beslenmesi için gerekli koşulları sağlayan özel bir yapıdır.İşte bu doku gebelik oluşmadığı her ay bir dahaki yumurtlamaya yeniden hazırlanması için üstteki tabakasını kanayarak doker ve alttan yeni doku oluşmaya başlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Adet kanamasına ait gerçek dışı uydurmalar;Vücuttaki kirli kan atılması gibi, zehirli olduğu,vücuttan atılmasa kişiyi zehirlediği, pis olduğu ,bu sırada ilişki kurulursa kısır olunacağı gibi bu şeyler tamamen yanlıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Adet sırasındayken seks yapılıp yapılamayacağın cevabı ise koşullara ve kişilere ,vede kişilerin inançlarına göre farklılık gösterir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Adet sırasında yani kadının menturasyonu sırasında prezervatif (kondom &#8211; kılıf) ile seks yapılmasında ne kadın için nede erkek için tıbbi olarak bir sakınca yoktur, ne kadın nede erkek bedensel bir zarar görmez. Eğer prezervatifsiz cinsel ilişki kurulursa kadın veya erkeğin mikrop kapma şansı olabilir.Çok nadir de olsa adet kanaması sırasında gebe kalma olasılığıda mevcuttur,bunu da göz ardı etmemek gerekir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Cinsellik kişilerin bedensel ve de beyinsel özgürlüklerdir.Bu yüzden kendisi için istediği bir şeyi eğer tıbben yasaklanmamışsa koşullarına,inançlarına ve de ahlaki değerlerine göre yaşayıp yaşamayacağına ,yaşayıp yaşamak istemediğine veya yaşamaya kendisi karar verir.Tıbben bir zararı prezervatif kullanmak kaydı ile yoktur,bu yuzden karar vermek size kalmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bir çok kadın adetliyken kendilerini itici bulurlar, ve de erkeklerin bu hallerinden rahatsız olabileceklerini düşünürler,oysaki bazı rahatsız olan bunu itici bulan erkekler olduğu gibi ,bundan rahatsız olmayan, kadını adet döneminde de arzulayan ve bu sırada cinsel ilişki kurmak isteyen, cinsel ilişki kuran ve de bundan zevk alan bir çok erkekte mevcuttur.</p>
<p>O halde kadınlara seslenelim; adet dönemi doğanın kadınlara verdiği üstün yetenek olan gebelik ve doğum olayının bir parçasıdır.Pis değil,doğal ve de gerekli bir süreçtir.Siz kendinizi pis zannederseniz karşınızdaki insanda size pismişiniz gibi davranır.Kendinize ve size verilen bu üstün olaya saygı duyun, sizler üreticisiniz, ve hepimizin bir annesi var veya vardı, onlarda adet görüyorlar veya görüyorlardı, onlar canınız annelerinizde mi pisti, hayır biliyorsunuz ki onlar temiz ve saftırlar, güzeldirler, sizde bayansınız sizde saf ve temizsiniz hem de her halinizle.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Adet sırasında seks bir çok insan tarafından yaşanmaktadır.Kadın açısından baktığımız zamanda kadınların bir çoğunda adet döneminde cinsel istek artışı görülür, kimileri bunu yaşarken, kimilerde bunu baskılar.Bazı kadınlar adet döneminde cinsellik yaşamanın bu dönemdeki gerilimlerini azalttığını veya yok ettiğini, bazıları ise aynı zamanda adet sancılarını hafiflettiğini veya yok ettiğini söylemektedir</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/adet-kanamasi-sirasinda-cinsel-iliskiye-girilirmi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim Adamları Cinsel Arzunun Sırrını Çözdü</title>
		<link>http://www.esinlen.com/bilim-adamlari-cinsel-arzunun-sirrini-cozdu.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/bilim-adamlari-cinsel-arzunun-sirrini-cozdu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 09:28:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel arzu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=1690</guid>
		<description><![CDATA[Bilimadamlarının cinsel arzunun ’sırrını çözdüğü’ ve çığır açıcı bu gelişmenin dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını etkileyeceği bildirildi. İngiliz Sunday Times gazetesinin haberine göre bilimadamları erkek ve kadınlardaki cinsel isteği artıracak yeni bir ilaç geliştiriyor. ‘Wonder pill’ (harika hap) adlı yeni ilacın doğurganlık oranını artırıken zayıflamaya da yardımcı olacağı belirtiliyor. Uzmanlar henüz test aşamasında olan ilacın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800080;">Bilimadamlarının cinsel arzunun ’sırrını çözdüğü’ ve çığır açıcı bu gelişmenin dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını etkileyeceği bildirildi.<br />
İngiliz Sunday Times gazetesinin haberine göre bilimadamları erkek ve kadınlardaki cinsel isteği artıracak yeni bir ilaç geliştiriyor.<br />
‘Wonder pill’ (harika hap) adlı yeni ilacın doğurganlık oranını artırıken zayıflamaya da yardımcı olacağı belirtiliyor.<br />
Uzmanlar henüz test aşamasında olan ilacın başarılı olması halinde halihazırda iktidarsızlığın tedavisinde kullanılan Viagra’yı yerinden edeceğini belirtiyor.<br />
Viagra’nın sadece fiziksel gücü artırdığı buna karşın ‘Wonder pill’in doğrudan beynin seks isteğini takviye ettiği belirtiliyor.<br />
Uzmanlara göre cinsel arzusunun kaybı kadınların üçte birinden fazlasında görülüyor. Modern hayatın etkilerine bağlı olarak stres altındaki erkeklerlede de bu oranın giderek yükseldiği kaydediliyor.<br />
Wonder pill’in insan ve hayvanlarda üreme sistemlerini uyaran Type 2 gonadotropin adlı hormonu açığa çıkardığı bildirildi. Edinburg’da Üreme Bilimleri Birimi’nde yürütülen araştırmalarda hayvanlar üzerinde yapılan testlerin olumlu sonuç verdiği bir sonraki aşamada insanlar üzerinde de deneneneceği belirtildi.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/bilim-adamlari-cinsel-arzunun-sirrini-cozdu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlik Döneminde Bilinmesi Gerkenler</title>
		<link>http://www.esinlen.com/ergenlik-doneminde-bilinmesi-gerkenler.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/ergenlik-doneminde-bilinmesi-gerkenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 09:27:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=1688</guid>
		<description><![CDATA[Ergenlik dönemindeki duygusal değişiklikler Ergenlik döneminde daha önce belirtilen fiziksel değişiklikler yanında bir çok duygusal değişiklik olur. Başkalarının sizin hakkınızdaki düşüncelerini daha fazla merak etmeye başlarsınız. Daha çok kabul görmek ve sevilmek istersiniz. Yaşamınızın bu döneminde başkalarıyla olan ilişkileriniz değişmeye başlar. Bazıları daha önemli, bazıları önemsiz hale gelir. Ailenizden daha çok ayrı kalmaya ve kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800080;"><strong><span style="font-family: Tahoma;">Ergenlik dönemindeki duygusal değişiklikler</span></strong><br />
</span> <span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Ergenlik döneminde daha önce belirtilen fiziksel değişiklikler yanında bir çok duygusal değişiklik olur. Başkalarının sizin hakkınızdaki düşüncelerini daha fazla merak etmeye başlarsınız. Daha çok kabul görmek ve sevilmek istersiniz. Yaşamınızın bu döneminde başkalarıyla olan ilişkileriniz değişmeye başlar. Bazıları daha önemli, bazıları önemsiz hale gelir. Ailenizden daha çok ayrı kalmaya ve kendi yaşıtlarınızla birlikte olmaya başlarsınız. Hayatınızı etkileyecek kararları kendiniz alamaya başlarsınız.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Bir çoğunuz vücudunuz konusunda bir imajı geliştirir (çok uzun, kısa, ince vs.) Çünkü ergenlikle birlikte bir çok değişiklik olmuştur ve siz hem kendi vücudunuzda olanlara hem de başkalarındaki değişikliklere dikkat edersiniz. Unutmayın ki herkesin ergenliği birbirlerinden farklıdır. Sonra herkes birbirini yakalar.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Seks ve büyüme</span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Ergenlikle birlikte cinsellikle daha çok ilgilenirsiniz. Bakmak, dokunmak veya bir şeyler düşünmek kalp hızınızı arttırır, vücudunuzda sıcaklık ve ürperti hissedersiniz. Bunlar tamamen normaldir. Kendinize aşağıdaki soruları sorabilirsiniz:</span></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #800080;"><img src="http://saglik.tr.net/images/nokta.gif" border="0" alt="" /> </span><span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Ne zaman birisiyle flört edeceğim?</span></span><span style="color: #800080;"><br />
<img src="http://saglik.tr.net/images/nokta.gif" border="0" alt="" /> </span> <span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Ne zaman birisini öpeceğim?</span></span><span style="color: #800080;"><br />
<img src="http://saglik.tr.net/images/nokta.gif" border="0" alt="" /> </span> <span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Cinsel ilişkiye ne zaman hazır olacağım?</span></span><span style="color: #800080;"><br />
<img src="http://saglik.tr.net/images/nokta.gif" border="0" alt="" /> </span> <span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>İlişkilerimde seks olacak mı?</span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Mastürbasyon normaldir ve size herhangi bir zararı olmaz. Bir çok kız ve erkek mastürbasyon yapar, bir kısmı ise yapmaz. Cinsel olarak aktif hale gelmeye karar vermek karmaşık bir konu olabilir. Bir taraftan seksin tehlikeleri konusunda bir çok uyarı işitirsiniz, diğer taraftan filmler, tv, gazeteler ve hatta afişler seksin iyi olduğunu söyler. Gerçekte ise seks hayatın bir parçasıdır ve diğer parçaları gibi iyi de olabilir, kötü de. Bu tamamen size ve seçimlerinize bağlıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Ergenlik devam ederken bir çok kaynaktan seks konusunda mesajlar gelir ve kendinizi basınç altında hissedersiniz. Bunların nereden geldiğini bilirseniz daha kolay baş edebilirsiniz.</span></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #800080;"><img src="http://saglik.tr.net/images/nokta.gif" border="0" alt="" /> <strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Medya: </span></span></strong></span><span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Yazılı ve görsel medyada seks konusunda bir çok görüntü vardı r ve bunlarda seks yapmanın doğru bir düşünce olduğu fikrine kolaylıkla sahip olursunuz. Seks filmler, TV gösterileri, dergiler ve müzik sıklıkla seks yapmanın herhangi bir riski olamadığını anlatır. Bu mesajların sizi tümüyle etkilemesine izin vermeyin. Gerçek yaşamda seks çok riskli olabilir.</span></span><span style="color: #800080;"><img src="http://saglik.tr.net/images/nokta.gif" border="0" alt="" />
<p></span> <span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span><strong>Kendi vücudunuz: </strong>Seksle ilgilenmeniz tamamen normaldir. Ergenlik insanın cinsel bakımdan gelişmesini tamamladığı dönemdir. Ergenlik dönemindeki cinsel arzular çok güçlü olabilir. Bütün mesele sizin bu arzuları kontrol etmeniz ve onların sizi kontrol etmesine izin vermemenizdir. Unutmayın ki seks birisiyle ilişkinin tek yolu değildir. Birlikte yürümek konuşmak, ellerini tutmak, sarılmak ve dokunmak güçlü duygular hissettiğiniz birisine yakın olmanızı sağlayabilir.</span></span><span style="color: #800080;"></p>
<p><img src="http://saglik.tr.net/images/nokta.gif" border="0" alt="" /> <strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Arkadaşlarınız: </span></span></strong></p>
<p></span> <span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Size “herkes onu yapıyor” gibi veya seks yapanlar “cool” gibi görünebilir. Belki seks yapınca grup içinde daha popüler olacağınızı düşünebilirsiniz. Bununla birlikte insanlar seks hakkında konuşmayı severler ve yapmadıkları halde sanki seks yapıyormuş gibi konuşabilirler. Birisi siz seks yapmadığınız için sizinle arkadaş olmak istemezse o muhtemelen herhangi bir yolla değerli arkadaş olamıyor demektir. Arkadaşlarınızın veya bir kimsenin sizinle seks yapma konusunda konuşmasına izin vermeyin. Bu doğru olduğunda sizin vereceğiniz bir karardır, arkadaşlarınızın değil.</span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Cinsel ilişkiye girme veya girmeme konusunda karar verirken en önemli konu artık onu hep yapacağınız kararıdır. Bunun için karar verirken zaman ayırmanız ve ailelerinizle onların inanışları/değerleri konusunda konuşmanız gereklidir. Ciddi ilişkilerde seks için yetişkin olmayı beklemek ve ilişkinin sorumluluklarını kabul etmek iyi bir fikir olabilir! Belki gençliğinizi hamilelik veya ölümcül hastalık korkusu olmadan geçirmek hoşunuza gidecektir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Bununla birlikte seks yapmaya karar verirseniz sizin için hangi doğum kontrol yönteminin doğru olacağı konusunda doktorunuzla konuşmanız gereklidir. Prezervatif kullanılacaksa klamidya, Herpes ve AIDS gibi hastalıkların bulaşmasını önleyen lateks prezervatiflerin kullanılması uygundur.</span></span><span style="color: #800080;"><br />
<strong><span style="font-family: Tahoma;"><span>Kendine bakmayı öğrenmek</span></span></strong><br />
</span> <span style="font-family: Tahoma; color: #800080;"><span>Erişkin olduğunuzda sağlıklı kalmanızı sağlayacak bir çok karar almak durumunda kalacaksınız. Doğru beslenme, egzersiz, yeteri kadar dinlenmeye ergenlik döneminde önem verilmelidir. Kendiniz ve verdiğiniz kararlar hakkında iyi şeyler düşünmeniz de önemlidir. Vücudunuza bakmayı, sıkı çalışmayı, sağlıklı kalmayı ve kendinizi sevmeyi öğrenmeniz gereklidir.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/ergenlik-doneminde-bilinmesi-gerkenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genital Siğiller, Hpv ve Tedavisi ?</title>
		<link>http://www.esinlen.com/genital-sigiller-hpv-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/genital-sigiller-hpv-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 09:26:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[genital]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[sigil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=1686</guid>
		<description><![CDATA[Genital siğiller hem kadında hem de erkekte genital bölgede Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen karnıbahar görünümünde, bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen topluiğne başı kadar ufak, bazen de 5 cm çapına (ender durumlarda 15-20 cm. çaplı olabilir) erişebilen ağrısız kitlelerdir. Ülkemizde de giderek artan sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800080;">Genital siğiller hem kadında hem de erkekte genital bölgede Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen karnıbahar görünümünde, bazen tek bir bölgede, bazen birkaç bölgede, bazen topluiğne başı kadar ufak, bazen de 5 cm çapına (ender durumlarda 15-20 cm. çaplı olabilir) erişebilen ağrısız kitlelerdir.</p>
<p>Ülkemizde de giderek artan sıklıkta görülen bu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun hem erkekte hem de kadında, ancak özellikle kadında yaratması muhtemel sağlık sorunları nedeniyle her bireyin bu enfeksiyon hakkında bilgi sahibi olması ve kendisinde ya da eşinde bu enfeksiyondan şüphelendiğinde doktora başvurması gerekir&#8230;</p>
<p><strong>HPV nedir?</strong></p>
<p>HPV (Human Papilloma Virus) genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan ve condyloma acuminatum (kondiloma aküminatum ya da kısaca kondilom) adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüstür. Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yolaçar. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilir.</p>
<p><strong>Nasıl bulaşır?</strong></p>
<p>HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yeralır. Özellikle çok sayıda cinsel eşi olan (veya öncesinde olmuş olan) bireyler ve bu bireylerin eşlerinde yaygındır. Virüsün bulaşması başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız ve vajina gibi), ya da doğal olarak nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla olur.</p>
<p><strong>Nasıl belirti verir?</strong></p>
<p>HPV bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölgede ve/veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken kondilom (siğil) adlı kitlelerin oluşmasıyla belirti verir. Belirtiler bireysel özelliklerden oldukça etkilenir ve özellikle erkeklerde enfeksiyon tümüyle belirtisiz seyredebilir. Kadında da belirtisiz seyredebilir, ancak &#8220;belirtisiz&#8221; seyreden bu durumlarda büyüteçle (kolposkopi) yapılan ayrıntılı incelemelerde dış genital bölge, vajina ya da servikste çok ufak çaplı kitleler çoğu kadında saptanır. Özellikle kadınlarda bazı durumlarda vajina-anüs arası bölgeyi, anüsü ya da vajinayı tümüyle dolduran karnıbahar görünümlü dev kitlelere de rastlamak mümkündür. Oral (ağız yoluyla) genital seks uygulamalarında ağız mukozasında da lezyonlar ortaya çıkabilir.</p>
<p>Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun tek belirtisi jinekolojik muayenede papsmear incelemesinde HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormallikler (koilositoz) bulunmasıdır.</p>
<p><strong>Bulaştırıcılık özellikleri:</strong> HPV oldukça bulaşıcı bir virüstür ve genital bölgedeki lezyonların mukozalar ya da genital bölgelerle (cinsel ilişkide olduğu gibi) kısa süreli teması bile bulaşması için yeterlidir. Genital bölge mukozasının vajina yoluyla dış ortama açık olması nedeniyle özellikle erkekten kadına daha kolay bulaşır.</p>
<p><strong>Enfeksiyonun yarattığı sağlık sorunları nelerdir?</strong></p>
<p>Genital bölgede kondilom (siğil) oluşumuna neden olan HPV, hücrelerin içine yerleşerek hücrenin genetik yapısını etkileyebilme özelliğine sahip bir virüstür. HPV&#8217;nin çok sayıda alt tipi vardır. Bu alttiplerden bazıları hücrelere olan etkileriyle hücrelerin kendi kendine hızla ve kontrolsüzce çoğalabilen hücrelere dönüşmesine neden olmaktadır. Hücrelerin kontrolsüzce çoğalma özelliği kazanması ise hücrelerin bulunduğu dokuda kanser oluşumu riskini beraberinde getirmektedir. Serviks, vagina ve vulva kanserlerinin gelişiminde HPV&#8217;nin bu onkojen (kanser yapıcı) alttiplerinin çok önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Bu etkiler uzun vadeli etkilerdir ve ancak onkojen etkiye sahip HPV alttipleri tarafından başlatılırlar.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Gebelik açısından HPV enfeksiyonunun önemi daha farklıdır:</span></p>
<p>Gebelik döneminden önce varolan ya da gebelikte yeni çıkan kondilom kitlelerinin aşırı büyümesi bazen doğum kanalının tıkanmasına neden olur ve vajinal yolla normal doğum imkansız hale gelir.</p>
<p>Diğer bir istenmeyen durum da bebeğin doğum eylemi esnasında doğum kanalından geçerken kanaldaki HPV&#8217;yi kapması sonucu meydana gelir. Virüsün bulaşması bebeğinin larinksinde (ses tellerinin bulunduğu organ) papillomlar (ufak kitleler) oluşmasına neden olabilir.</p>
<p><strong>Nasıl tanı konur?</strong></p>
<p>Genital bölgedeki kitlelerin tipik görünümü tanı koymak için yeterlidir. Şüpheli durumlarda kitlelerden biopsi alınarak tanı koymak gerekebilir.<br />
Genital kondilomu olan kadınların komple bir jinekolojik muayeneden geçmeleri ve bazı HPV alttiplerinin onkojen (kanser yapıcı) özelliği nedeniyle papsmear incelemesine tabi tutulmaları uygundur. Şüpheli durumlarda ileri inceleme için kolposkopi (vulva, vajina ve serviksin büyüteçle incelenmesi) ve gerekli durumlarda şüpheli bölgelerden biopsi alınması gerekebilir. Ayrıca günümüzde HPV&#8217;nin alttiplerini belirlemek ve etkenin HPV&#8217;nin onkojen alttipi olup olmadığını saptamak da mümkündür.</p>
<p><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong></p>
<p>HPV enfeksiyonunun tedavisinde temel prensip nüksleri en aza indirmek için kitlelerin mümkün olduğunca temizlenmesidir. Bu amaçla virüslere etkili ilaçlar kullanılarak lokal (bölgesel) tedavi ve büyük lezyonların koterizasyon yoluyla yakılması şeklinde tedavi uygulanır.</p>
<p>Hatırda tutulması gereken nokta tedavinin yanlızca görünen lezyonları ortadan kaldırmakla sınırlı olduğudur. HPV enfeksiyonu kronik seyreder ve kitleler ortadan tümüyle kalksa da hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdüren virüsler sayesinde bulaştırıcılık devam eder.</p>
<p><strong>Korunma</strong></p>
<p>HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda alınan genel önlemlerin alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak HPV&#8217;nin bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde kondom kullanımı bile koruyamayabilmektedir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da tam tersi kadından erkeğe bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden bariz kondilom lezyonları olanlarla ilişkiye girmemek çok önemlidir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/genital-sigiller-hpv-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çikolata Kisti Nedir ? Kimlerde Görülür ?</title>
		<link>http://www.esinlen.com/cikolata-kisti-nedir-kimlerde-gorulur.html</link>
		<comments>http://www.esinlen.com/cikolata-kisti-nedir-kimlerde-gorulur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 09:24:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata kisti]]></category>
		<category><![CDATA[kist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.esinlen.com/?p=1684</guid>
		<description><![CDATA[Çikolata kisti nedir? Endometriyozis, halk arasında çikolata kisti olarak tanınır… Bu rahatsızlık, rahmin iç tabakasındaki dokunun, rahim dışında bulunma hâlidir… Regl zamanında rahim iç yüzeyinde meydana gelen kanamayla beraber bu endometriyozis odaklarının bulunduğu bölgelerde de kanama benzeri bazı belirtiler olur. Her ay düzenli olarak oluşan bu ‘iç kanamanın’ vücut tarafından yok edilmesi sürecinde bölgede ciddi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800080;">Çikolata kisti nedir?</p>
<p>Endometriyozis, halk arasında çikolata kisti olarak tanınır… Bu rahatsızlık, rahmin iç tabakasındaki dokunun, rahim dışında bulunma hâlidir… Regl zamanında rahim iç yüzeyinde meydana gelen kanamayla beraber bu endometriyozis odaklarının bulunduğu bölgelerde de kanama benzeri bazı belirtiler olur. Her ay düzenli olarak oluşan bu ‘iç kanamanın’ vücut tarafından yok edilmesi sürecinde bölgede ciddi yapışıklıklar ortaya çıkar.</p>
<p>Kimlerde görülür?</p>
<p>En sık gebe kalamayan, kadınlarda görülür. Her yaşta ortaya çıkabilir. Bazen hiçbir belirti vermez. Birinci derecede akrabalarından birinde endometriyozis saptanan kadınlarda bu hastalığın görülme riski daha yüksektir.</p>
<p>Ne gibi belirtileri var?</p>
<p>Kısırlık, ağrı, rutin muayeneler esnasında yumurtalıkta görülen kitle endometriyozisi düşündürür. Özellikle reglin .ilk günü görülen şiddetli regl sancısı ve cinsel ilişki sırasında ağrı en önemli belirtisidir. Endometriyozis yumurtalıkta bir kitleye yol açabilir. Buna çikolata kisti ya da endometriyoma diyoruz. Yumurtanın üzerinde endometriyozis odaklan olabileceği gibi, bu odaklar yumurtanın içine doğru da büyüyebilir. Bu odakların içeriği bir çikolatanın erimiş hâline benzer.</p>
<p>Kısırlığa nasıl yol açar?</p>
<p>Üreme organlarında bozulmalara yol açarak hastaların yüzde 30-40′ında kısırlığa yol açar. Kronik doku iltihabı üreme organları çevresinde yapışıklığa ve doku bozulmalarına neden olur. İleri devredeki endometriyoziste bu yapışıklıklar yoğun olarak görülür. Yumurtalık, tüpler ve rahim birbirine yapışır ki bu da yumurtlama işlemini bozar ve kısırlığa yol açar. Tüplerin yumurtayı yakalaması engellenir ve rahimin uyarılması embriyonun tutunmasını bozabilir. Yumurta bozukluğuna, regl düzensizliğine sebep olabilir. Yapılan araştırmalara göre dış gebelik riski de 16 kat artar.</p>
<p>Tedavisi nasıl yapılıyor?</p>
<p>Hastalığın yüzde 100 iyileşmesi mümkün değil. Ağrı ve açıklanamayan kısırlık varsa laparoskopi yapılmalı. Cerrahi olarak tüpler, yumurtalıklar ve rahim çevresindeki yapışıklıklar açılıp endometriyotik odaklar yok edilerek yumurtalıktaki çikolata kistleri çıkarılabilir. İleri evre endometriozis için cerrahi tedavi sonrası gebelik oram yüzde 35-40. Erken evre için ise bu oran yüzde 55-65′tir. Kist ameliyatında yapışıklık olmamasına dikkat etmeli. Kalan yumurtalık dokusuna zarar vermemek çok önemli. Sağlam yumurtalık dokusuna verilen zarar, yumurtalık rezervini azaltır.</p>
<p>Soğan suyu</p>
<p>PROE Dr. İbrahim Saraçoğlu ‘nun tavsiye ettiği soğan suyu kürü çikolata kisti, 3 cm. den küçük miyomlar, adet düzensizliği ve polikistik över şikâyeti olan bayan lar için de faydalıdır. Yumurtalıklardaki kisti tamamen ortadan kaldırmaktadır. İşte o kür… Orta boy beyaz soğanı (kırmızı ve mor soğan olmaz) dörde bölün. Önceden kaynatılmış 2 su bardağı klorsuz suya<br />
koyup, 5 dakika kaynattıktan sonra öğle ve akşam yemeklerinden önce birer bardak için. Soğan kürünü adet döneminde uygulamanın sakıncası yoktur. Ancak, etki bakımından en uygun zaman adet bitiminden en erken 7 gün sonra başlamaktır. Kür uygulandıktan sonra 2. adetinizi görmeden 10 gün önce tekrar 5 gün veya 7 gün bu kürü uygulamalısınız. Uyan: Soğan suyu kürünü 15 günden fazla uygulamayın.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.esinlen.com/cikolata-kisti-nedir-kimlerde-gorulur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
